Festival Basın Bildirisi

11. Kıbrıs Tiyatro Festivali içerik
27 Ağustos 2013
Festival Fotoğrafları
27 Ağustos 2013

Festival Basın Bildirisi

11. Kıbrıs Tiyatro Festivali

2 Eylül’de Başlıyor

  • Bir Ay Boyunca Tiyatro Coşkusu Yaşanacak…
  • Festival “İnsan Kalmakta Direnmek” Şiarıyla Perdelerini Açacak…

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin düzenlediği Kuzey Kıbrıs’taki en önemli tiyatro organizasyonu “Kıbrıs Tiyatro Festivali’nin onbirincisi 2 Eylül – 2 Ekim 2013 tarihleri arasında yapılacak.

Organizasyonunu Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun gerçekleştireceği ve birbirinden değerli oyunların yer alacağı festivalde başkent Lefkoşa’da tam bir tiyatro şöleni ve coşkusu yaşanacak.

Ülkemizin en nitelikli festivallerinden biri olarak kabul edilen ve ülkemiz sanatseverlerinin dört gözle beklediği ve bir ay sürecek olan 11. Kıbrıs Tiyatro Festivali’nde bu yıl yine birbirinden güzel oyunlarda birbirinden değerli sanatçıları izleme fırsatı bulacağız.

Toplam 13 oyunun 14 temsil yapacağı festivalde, Ankara Devlet Tiyatrosu “Hürrem Sultan”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları “Zengin Mutfağı” ve “Ateşli Sabır” , Trabzon Devlet Tiyatrosu “Bu Da Geçer Ya Hu”, Sadri Alışık Tiyatrosu “Sonbaharı Beklerken” ve “Küçük Adam Ne Oldu Sana”, Kenter Tiyatrosu “Toplu Hikayeler”, Ankara Devlet Tiyatrosu “Ben Ödüyorum”, Bi Tiyatro “Küçük Prens”, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu “Ada”, Tiyatro Pera “Akdeniz”, Antalya Devlet Tiyatrosu “Othello” ve Ankara Ekin Tiyatrosu “Söz Meclisten İçeri” oyunlarıyla festivalde yer alacak.

LBT Başkanı Kadri Fellahoğlu’nun

Basın Açıklaması:

Mali ve idari yapısı çöken, tarihinde ilk kez çek yasağına giren, iş araçları çalışamaz duruma gelen, çalışanların maaşlarını ödeyemeyen ve personeli demoralize olan ve verimliliğini kaybeden, en temel belediye hizmetlerini veremez duruma düşen ve kentte biriken çöp dağlarıyla salğın hastalık tehlikesi yaratan bir belediyeyi – ki bu belediye başkent Lefkoşa Belediyesi’dir – normalleştirmek, iyileştirmek ve hizmet verebilir duruma getirebilmek için 7 Nisan 2013’te sizlerin demokratik tercihi, güveni ve onayı ile devraldık.

            İşimizin ne kadar zor ve sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunun farkındalığıyla göreve başladık… Ve kısa sürede söz verdiğmiz gibi meclis üyelerimiz ve çalışanlarımız ile birlikte, siz halkımızın da güvenini kazanarak Belediyemizin normalleştirme sürecine girmesini sağladık. Ancak daha işin başındayız ve yapacak çok işimiz var…

            Ve bu işlerimiz içinde kültür sanatı göz ardı edemezdik. Çünkü Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik, sosyal ve siyasi kimliğini bütünleyici en önemli öğenin, kültürel ve sanatsal kimlik olduğu bilinmektedir.

            Bu çerçevede ülkemizde yıllardır nitelikli bir kültür sanat ortamı yaratılmasının uğraşı verilmektedir. Bu uğraşın önemli bir boyutu da tiyatro sanatına ilişkin çalışmalardır.

Bütün sanatları bünyesinde barındıran tiyatro, antik çağdan buyana en önemli eğitim ve iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Tarihçilerinde belirttiği gibi yine antik çağdan itibaren bir kentin, kent olabilmesi için en önemli kriterin ise tiyatrosunun olmasıdır. Atatürk’ün de belirttiği gibi “Tiyatro Bir Memleketin Kültür Seviyesinin Aynasıdır”. Özellikle çağdaş, gelişmiş ülkelere baktığımız zaman savaş yıkımlarından sonra kentlerini onarır ve moral değerlerini ayağa kaldırırken, giriştikleri ilk iş, parlamento ya da öbür birimlerinden önce, kültür sanat etkinliklerinin sergileneceği yapıların, bu çerçevede tiyatro binalarının onarımı, yapımı olduğunu görmekteyiz. Çünkü ekonomik kalkınmanın dinamiklerinin kültür sanat ortamının yaratılmasından geçtiğinin bilincindedirler.

Çağdaş gelişmiş ülkeler, kültürel kalkınmanın enerji merkezinin sanat olduğunun; tiyatronun da bu enerji merkezinin kısa yoldan etki sağlayan bir santrali olduğunun farkındadırlar ve plan-programlarını o doğrultuda yapmaktadırlar.

Tiyatro sanatı aynı zamanda toplumsal, kolektif bir sanattır.Hayatı ve insanı öğretir. Bireyin toplumsallaşması, kendi bilincine, dünyanın bilincine varması; insanı insan yapan değerlere sahip çıkması ve yaygınlaştırması, tiyatro sanatının temel öğretisidir. Kültür tarihçilerinin ve kuramcılarının da belirttiği tiyatroda bir oyunu izlerken güzelle çirkini, doğru ile yanlışı, iyiyle kötüyü, haklıyla haksızı vicdanlarda ayırtedebilme adaleti sağlanır. Bu nedenle tiyatronun toplumsal rolü önemlidir. Bu nedenle Lefkoşa Türk Belediyesi olarak tiyatro sanatına önem veriyoruz. Zor ve sıkıntılı bir süreçten geçmemize karşın tiyatro festivalini gerçekleştirmenin de kıvancını yaşamaktayız.

            Ayrıca çağdaşlaşmanın ve uygarlaşmanın dinamiklerini içinde taşıyan ve barındıran; insanların biraraya gelerek kurdukları kenttir. Kentleşmenin temeli ise kültür ve sanattır. Kültür ve sanatı olmayan bir kentin çağdaş yaşamından; kente ve kent insanına kültür sanat hizmeti veremeyen bir belediyenin ise “Çağdaş Belediyecilik” anlayışından söz etmesi olası görülmemektedir.

            Biliyoruz ki “Yerel Yönetimler Evrensel Bildirisi”inde kültürel ve sanatsal yaşama katılmanın herkesin kamu yaşamına ve toplum kalkınmasına katılma anlamına geldiği vurgulanmaktadır.

            Bu düşüncelerle, sıkıntılara karşın belediyemiz kültür sanat hizmetlerini yürütmeyi asal görevleri arasında saymaktadır. Bu konuda en önemli şansımız ise toplum olarak onur duyacağımız Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’na sahip olmamızdır… 33 yıldır her zorluğa, engele inat sanat üretimi yapan ve herkesimin kabul edip alkışladığı Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun organize ettiği Kıbrıs Tiyatro Festivali’nin onbirincisini gerçekleştirmek toplumumuza karşı bir ödevimizdir.

            Halkımızın Tiyatro Festivali’ni talep etmesi, salonları doldurması, sanatçıları ayakta alkışlaması bizlerin sorumluluğunu daha da artırmaktadır.

            Bu sorumluluğumuzu yerine getirmek için toplumsal duayarlılık göstererek belediyemiz ile dayanışmaya giren ve festivalimizin gerçekleşmesine katkı koyan tüm sponsorlerimize; özveriyle çalışan başta duayen sanatçımız Yaşar Ersoy’a ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu sanatçı ve teknik ekibine; festivale konuk olarak katılan tüm ekiplere; basınımızın duyarlı desteğine; ve bu festivalin gerçek sahibi, yaşatıcısı siz seyircilerimize teşekkür ederim.

            Bu yıl 02 Eylül – 02 Ekim 2013 tarihleri arasında birbirinden değerli oyunlar ve sanatçılarla, bütün sanatları bünyesinde toplayan tiyatro sanatının festivali ile başkentimize ve ülkemize sanatsal bir hareket, canlılık gelecek, çoşku yaşanacak. İnsanlarımız tiyatro sanatı ile buluşacak, kucaklaşacak, yeni dünyalar tanıyacak. Kısacası başkentimizin ve insanlarımızın yaşamı tiyatro sanatı vasıtasıyla zenginleşecek, güzelleşecek.

            O halde hep birlikte 11. Kıbrıs Tiyatro Festivali’nde buluşalım ve sanatın iyileştirici, geliştirici, güzelleşitirici ve mutlu kılıcı büyüsünü yaşayalım.

11. Kıbrıs Tiyatro Festivalin’de Sponsor olan kuruluşlarımıza teşekkür ederiz..

11. Kıbrıs Tiyatro Festivali’nin gerçekleşmesine katkı koyan tüm sponsorlarımıza teşekkür ederiz. Festivalin platin sponsorları Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı, Limasol Türk Kooperatif Bankası, KKTC Telsim ve K.T Petrolleri Ltd; konuklama sponsoru Golden Tulip Otel, salon sponsoru Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğü, Gümüş sponsorları; Eziç, İş Bankası, Lefkoşa Belediye Çalışanları Koop. Bank Ltd., ÖZOK ltd ve katkıda bulunanlar; ASOK ltd. ve Türk Bankası’na da ayrı ayrı teşekkür ederiz.

11. Kıbrıs Tiyatro Festivali Organizasyon Komitesi Başkanı

Yaşar Ersoy’un Basın Açıklaması:

İşte Eylül Geldi..

Tiyatronun Eylülü…

Tiyatro ile soluk alıp verenlerin, soluk alıp vermek için tiyatroya gereksinimin duyanların Eylülü.

Bakın Akadlılar’ın altıncı ayı olan Eylül’ün, sevinçten haykırmak anlamına geldiği söylenir..Antik çağda da tiyatronun tanrısı Dionysos, bağ bozumu tanrısı olarak da bilinir. Sonbahar rüzgarlarıyla O’nun adına düzenlenen bağ bozumu şenliklerinde tiyatro sanatının temeli atılır.

Şairin dilinde “Bitenin başlayana dokunduğu yerdir Eylül” ve “Eski Yunan ilảhelerinin bağ bozumu rengi solukları kader ürpertici”dir. Bir çok şairin dilinde ise Eylül hüzündür, aşktır ya da yeni bir başlanğıçtır.

Tüm dünyada barışa olan hasrettir Eylül.

Kuzey Kıbrıs’ta başkent Lefkoşa’da Eylül; malzemesi insan, hedefi doğrudan doğruya insan olan tiyatro sanatının festival ayıdır.

Ve işte Eylül geldi…Kıbrıs Tiyatro Festivali’nin onbirincisi başlıyor…İNSAN KALMAKTA DİRENMEK İÇİN.

Çünkü tiyatro İNSAN demektir.

Ve insani değerlerin erozyona uğradığı, onursuzluğun erdem sayıldığı ve bencilliğin, fırsatçılığın, yalanın, cahilliğin, sevgisizliğin; para pul, mal mülk ve şan şöhret hırsının yaşama egemen olduğu bir dönemde yüzümüze tuttuğu aynayla, bize, insan olduğumuzu hatırlatır tiyatro…En çok da yitirdiğimiz masumiyeti…

Çünkü tiyatro, bir yüzleşme, sorgulama ve hesaplaşma arenasıdır.

Çünkü tiyatro, yaşam gerçeğinde yaşanan çarpıklıkları, rezillikleri, bozuklukları, haksızlıkları; cesaret edip yüksek sesle söylenemeyecekleri sahne gerçeğinde söyleyendir.

Çünkü tiyatro, “KRAL ÇIPLAK” diye haykırabilen çocuktur. Baskıyla susturulan sestir… İsyan etmek üzere açılmış ağızlardan bir türlü çıkamayan çığlıktır.

Çünkü tiyatro, duyarlılığımıza ve düşünce bütünlüğümüze seslenen, insandan insana, akıldan akıla, yürekten yüreğe dolaysız iletişim sağlayan bütüncül bir sanattır.

Çünkü tiyatro, dünden bügüne, bugünden yarına düşüncelerimizin, toplumsal belleklerimizin bir bütünüdür.

Çünkü tiyatro, yaşama sevincini; umudun, inancın ve direncin hasını en iyi aşılayandır.

Çünkü tiyatro, bir “Halk Okulu”dur…Ve insanı öğretir, İNSAN KALMAKTA DİRENMEYİ!.. Bu nedenle her yıl olduğu gibi Kıbrıs Tiyatro Festivali bu yıl da“İnsan Kalmakta Direnmek” şiarıyla perdelerini açacak.

Ve işte Eylül geldi…İnsanı “İNSAN” yapan özellikleri vurgulayan oyunlarla, yalana dolana sapmadan yaşanacak Tiyatronun Eylülü.

Bu yıl Tiyatronun Eylülü öyle bir coştu ki 13 oyunla Ekim’e de uzandı. 2 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Lefkoşa’da “Festival” dediğimiz o çok sevinçli, çok renkli coşku seli yaşanacak. Hem de siyasetin vıcık vıcık kokuşmuş ortamına rağmen…Tiyatronun yüzümüze tutacağı aynayla, bir yüzleşmeyi gerçekleştirecek ve aynı zamanda paylaşabilmenin, çoğalabilmenin, sevinç ve umut dolu yaşayabilmenin hazzı duyulacak. Tiyatronun ışığında binbir duygu ve düşünceden oluşan hayat ve insan yeniden yaratılacak.

İşte Tiyatronun Eylülü geldi.. Eylül ayında tiyatro yakamızı bırakmayacak…Eğlendirirken iki yakamızdan sıkı sıkı tutacak; insanı “İNSAN” yapan değerlere sahip çıkmak için…Öyleyse perdeler açılsın! Sahne ışıkları yansın! İnsanın yüreği ve kafası aydınlansın.!

Facebook Yorumları
0
Bağlanıyor
Lütfen bekleyiniz...
İletişime Geç

Çalışma saatleri dışında şikayetlerinizi iletmek için tıklayınız. .

Hoşgeldiniz

Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Cuma günleri 08.30 – 13.30, Perşembe günleri 08.30 – 17.00 saatleri arasında şikayet, öneri ve görüşleriniz için canlı destek vermek için mesajlarınızı bekliyoruz..

Karşılıklı iletişim süreci boyunca lütfen sitemizden çıkış yapmayınız. Çıkış yapmamız halinde canlı destek kapatılmış olacaktır. Teşekkür ederiz.

* Adınız
Canlı Destek
Değerlendirme

Size daha iyi yardımcı olalım! Bize çekinmeden değerlendirme yapabilirsiniz.

Canlı destek ekibimiz size yardımcı olabildi mi?
Şikayet Sistemi